24 Şubat 2010 Çarşamba

Hepimiz Otobüs Yolcusuyuz!

Normalde günübirlik bir yazma eğilimim yok ama bu kızgınlığımı bugün belirtmek istedim.
Gene neye kızdım? Her şeye kızıyorum tabi bıktınız benden. :D
Toplu taşıma araçlarına kızdım. Yani toplu taşıma araçlarının kendilerine değil toplu taşıma araçları kullanan insanlara kızdım. Öncelikle bugün diğer günlerden daha az toleranslıyım insanlara karşı. Başka bir gün olsa boşver der geçerdim sanırım ama artık sıkıldım. Ben otobüs kullanmak zorunda olan bir öğrenciyim. Evimden okuluma gidebilmek için 2 saatimi yollarda geçiriyorum bir 2 saat de dönüş için düşünün. Bu 4 saatte bugün beni gerçekten sinirlendiren şeyler oldu.
Öncelikle sabah Kadıköy’e gitmek için bir otobüs bekledim. Geldi bindim. Sonraki duraklarda otobüs şoförü binmek isteyen yolcuların hepsini almak istediği için ki zaten 6-7 kişi kadardı ve otobüste yer de vardı. Adamlar söyleniyorlar neymiş efendim bütün yolcuları almak zorunda mıymış, başka otobüs mü kalmamışmış, geç kalıyorlarmış mış da mış yani… Sinir oluyorum bu tiplere. Çünkü bu adamlar kendileri durakta bekliyor olsalar ve otobüs bütün yolcuları almadan gitse adamın arkasından olmadık küfürler eden adamlar. Yani adam alsa suç almasa gene suç. Bu adamlar yalnızca kendilerini düşünüyorlar ve otobüsleri kendi mallarıymış gibi görüyorlar. Otobüs onları almadan gidemez ama başka bir duraktaki yolcuları almadan gidebilir onlara göre. Çünkü onlar işlerine güçlerine geç kalırlar Allah korusun! Ben geç kalmaya razıyım yeter ki herkes gidebilsin gideceği yere. Ben böyle bir yolcuyum. Beklerim, otobüs bütün yolcuları aldıktan sonra hareket etsin yeter ki. Zaten otobüsler böyle beklemeler yapmazlar onu yalnızca minibüsler yapıyorlar. Ben yalnızca kendimi düşünmem herkesin işi olsun isterim. Bu adamlara da ters ters bakarım her seferinde.

Neyse işte bu bugünlük birinci olaydı. İkincisi okula gitmek için bindiğim 2.otobüste oldu. İneceğim yerimden kalkmışım, iki kadın önümde –yani biri oturmadan kapıya gidemiyorum- sen otur, yok sen otur tartışması yapıyorlar. Ben ayakta hiçbir yere tutunmadan bekliyorum çekilse de geçsem diye. Bu tiplere de deli oluyorum. Otur işte ben kadın otur! Kibarlık yapmaya gerek mi var! Sayende üzerinize düşeceğim sonra arkamdan da bir ton ay üzerime düştü muhabbeti çevireceksin!

Dönerken zaten fazla moralsiz olduğum için yeter bu kadar insan kalabalığı daha fazlasına tahammül edemeyeceğim diyerek tek otobüsle gitmeye karar verdim. Durakta bir 45 dakika bekledim ki tahammül edilemezdi. Kucaklarında çocukları 5 kadın geldi durağa. Aman Allahım kulaklığım var olduğu halde seslerini duyuyordum. Katlanılacak gibi değildi. Otobüs geldi. Tabi o kadar geciktikten sonra saat nedeniyle kalabalıklaşmış bir otobüs geldi. Allah’ım sen bana yardım et birilerine bağırmadan gidebileyim evime diyerek bindim otobüse. Bindim ve kendimi zor tuttum otobüste annem kadar yaşlı diyeyim bir kadın grubu önce gözleriyle bir süzdüler. Eteğimin kısalığını kontrol ettiler o gözlerle. Görüyorum gözleri aşağılarda geziyor yani. Yüzüme baktılar tepeden tırnağa bir incelediler yani. Sonra biri diğerine bir şey söyledi ama duymamayı tercih ettim. Ben senin kızın değilim bir şeyin değilim beni tepeden tırnağa inceleme hakkını sana ne verdi? Aynı otobüste olmak mı? Otobüs toplu taşıma aracı olmakla birlikte toplumun her ferdi her ferdiyle ilgilenecek diye bir kaide de yok benim bildiğim. Üstelik bu kadınlara deli oluyorum. Dün de bir tanesi şey yapıyordu gözümün önünde oluyor da olay, muavin otobüsün arkasına ilerleyelim anonsunu yaptıktan sonra gayet şişmanca bir kadın önünde bir sürü insan olmasına rağmen herkesi ite ite otobüste baya bir yol katetti. Beni itse sinirden kudururum. Gene aynı şey otobüsü kendi malıymış gibi kullanmak meselesi bu da. Neden insanlar duyarlı olmuyorlar? Toplum olmak bu kadar zordu madem neden tarihin başından beri toplum olarak yaşamaya çalışıyor insan? Yalnızca kendine duyarlı olmak başkası ne yaparsa yapsın diye düşünmek nasıl bir zihniyettir anlamıyorum anlamayacağım kusura bakmayın ama ben sizinle toplum falan olmak istemiyorum.

Ha bir de otobüs durağında sürekli bana bakan bir insan evladı vardı ki onu da dövmeyi çok isterdim sanırım. Bakma! Bakma! Deniz bu konuda bir şey anlatmıştı psikolojik bir olaymış aynı otobüste yolculuk eden bir insanın otobüsteki bir başkasına aşık olması sürekli ona bakması vs.vs. Ben bir de bu adamla aynı otobüse binince tabi gayet bozuldum. Hoşlanmıyorum kısaca.

Şimdiye kadar sürekli otobüs yolcularından bahsettim de otobüs şoförlerini çok mu seviyorum? Hayır! Tamam şoförleri anlayabilirim, kızıyorlar önlerindeki arkalarındaki arabalara, basıyorlar gaza. Ama nolurdu birazda yolcuları düşünseler… İçimi dışıma çıkaran otobüs yolculuklarından nefret ediyorum. Bir de şey var duraklarda durmama hastalığı. Otobüsten biri inmek için düğmeye basmamışsa durmuyorlar. Ki bu durmayan otobüsler de yarım saatte bir geçen bir otobüsse olaya bakar mısın? Yolcu basmadı durmayayım zihniyetini de sevmiyorum. O durakta gerçekten uzun süredir bekleyen bir insanın var olması ihtimali vardır mutlaka… Ama işte otobüs şoförlerinde de duyarlılık yok… Ama bir otobüs şoförü vardı cidden o adamı seviyordum. Hiç konuşmadım tabi, şoförle konuşmak yasaktır tabelasına uyuyorum, ama her sabah keşke onun otobüsüne binsem diye geçiriyorum içimden. Çünkü güleryüzlü bir adamdı ve her otobüsün kapısını açtığında binecek olan yolcuya buyurun efendim Kadıköy şeklinde karşılardı. Gerçekten çok sevmiştim onu.
Metrobüsler hakkında da konuşmak istiyorum –fark ettiyseniz toplu taşıma araçlarıyla ilgili ciddi sorunlarım var yani araçlarla değil araçlara binen insanlarla sorunum—Salı günü metrobüse bineyim dedim, çok zor gerçekten çok çok çok zor. Ezilme tehlikesi mi dersiniz, sıra kapma yarışı mı, binme mücadelesi mi… Her şey var. Üstelik duyduğum bir şeyi de paylaşayım kadının biri bir adım daha öne geçip metrobüsün dolup dolmadığına bakmak istedi diye bir adam ona demediğini bırakmadı. Üstelik onu geçtim kadın oradan başka bir yere geçtiğinde kadının arkasından o metrobüse binip de arada tatmin olmak mı istiyor ben anlamadım ki dedi… Gerçekten terbiyesizlik olarak görüyorum!
Bu kadar şikayetçisin de neden biniyorsun demeyin bana. Öğrenciyiz diyoruz burada değil mi? Ehliyet al arabayla git derseniz ben de size bana ehliyet verecek sürücü kursunun daha önce ehliyet verip trafiğe çıkardığı insanlardan şüphe duyarım derim… Şikayet ediyorum ama gerçekten anlamıyorum. Biliyorum sizin de işiniz gücünüz okulunuz hastaneniz vardır ama bunların hiç biri bir başkasının otobüse binme hakkını onun elinden almanızı haklı çıkarmaz diye düşünüyorum ve bir de tabi artık otobüsteki diğer insanlarla bu kadar ilgilenmeyin. Ben yalnızca sinir olursam gördüğünüz gibi konuşabileceğim derecede dikkat ediyorum o kadar.
Her neyse size otobüse binmek zorunda kalmadan Mutlu mesut Dünyalar diliyorum. Ben mi? Ben asla mutlu olmam, toplumdan soyutlanıp kendimi şöyle doğanın ortasında tek katlı şirin bir kutu gibi eve kilitlemediğim sürece tabi. O günü hepiniz iple çekiyorsunuz biliyorum :D

0 yorum:

Yorum Gönder