20 Şubat 2010 Cumartesi

Televizyon ve Çocuk Teşhirciliği

Daha önce yazmaya karar verip bugüne kadar ertelediğim bir konuya geri dönüyor ve bugün bu dünyadaki en sinirlendiğim durumlardan birisi olan “televizyondaki çocuk teşhirciliği” ne değinmek istiyorum.
Geçtiğimiz haftalarda Yetenek Sizsiniz’in yarı finallerinden birini izlemekteydim. Sahneye “13” yaşında bir kız çıktı. Ben çocukların yetenekleri keşfedilmesin demiyorum, yanlış algılamayın, yalnızca durumun uygunsuzluğunu izah etmek niyetindeyim. Bu kız kendi yaşına başına yada kültüre uygun bir şeyler söylese benim için hiç sorun yoktu, sinirlenmezdim. Ama bu kız Moulin Rouge filminin müziklerinden birini Lady Marmalade şarkısını söyledi. Yalnızca şarkı olsa tamam kıyafeti beni çileden çıkaran şey. O yaştaki kıza sahne kostümü olarak beyaz korse, daracık siyah deri pantolon ve bir karış topuklu bir çizme giydirmişlerdi. Bilmiyorum, bu kostüm kimin tercihidir, yarı final diye kostümü program mı vermiş, yoksa ailesiyle birlikte kızın seçtiği bir kostüm mü? Gerçek olan şu var ki bu durumu gördüğümde gerçekten televizyonun ne kadar zararlı hala gelebildiğini gördüm.
Şöyle ki her gün, yaşadığımın her dünya günü birkaç çocuk daha ekleniyor kayıplar listesine… Kimi bu kız kadar kimisi bebek daha. Evlerinin önünden, parkta oynarken, bakkala giderken, okuldan çıkıp evine yürürken bile kaçırılıyor, aileler perişan oluyor, günler, aylar belki yıllar sonra bir ölüm haberi geliyor. Gelirse o da… Dünya yaşanmaz hale gelmişken, çocuğunu okula göndermeye bile korkarken insanlar, televizyonda bu kızın “VÜCUT GÖSTERİSİ” yapması ne kadar doğru olabilir ki? Çocuğunun yeteneğini küçük yaştayken fark edip ona bir eğitim aldırmanın, onu geleceğin yıldızı olacak diye şimdiden tanıtmaya çalışmanın kötü bir tarafı yok kesinlikle. Çocukluktan gelen bir eğitimin geç keşfedilmiş yeteneklere göre daha çok geliştirilme şansı vardır tabi ki. Ama bu şekilde mi?
Ben görmek istemezdim o kızı o haliyle. Keşke görmeseydim. Çocukluğun masumluğu yüzünden okunurken üzerine iliştirilmiş böyle bir kıyafet ne kadar uygunsuz göründü bana. Ve insanlar onun sadece sesine mi baktılar sanıyorlar? Ben hiç sanmıyorum. Özellikle de iç dünyalarında pek çok kötülüğü barındıran insanlar –ki ismini söylemiyorum ama çocuk ve kötü düşünen insanlar bir araya geldiğinde anlıyorsunuz- o çocuğa yalnızca sesi çok güzel diye mi baktılar. Bu kızın üzerinde düz beyaz, siyah, taşlı pırıltılı bir gece elbisesi olsa makul ölçülerde ve sesini gösterecek uygun bir şarkı –illaki Türkçe olsun demiyorum ama Moulin Rouge mu var bu dünyada söylenebilecek- seçilse ben de televizyonların bu konulara ne kadar duyarlı olduğunu anlasam falan… Yok ama inanmıyorum ben her gün kayıp çocuk haberleri gelen, her gün bu haberleri yapan, ölüm haberleri veren bu televizyonların reyting için yapmayacakları şey yok bana kalırsa…
Mutlu dünyalar demek istiyorum ama iyiye doğru değişen bir dünyadan alabileceğiz o mutluluğu ve ne yazık ki kimse bu konuda kılını kıpırdatmıyor… Kendinizi kötü hissetmiyor musunuz? Ben kendi adıma üzülüyorum. Geleceğimizi bu şekilde yok ettikleri için. Ben çocuk değilim ama yetişkin de değilim, gene de benden sonraki nesiller için çalışmak gerektiğini hissetmekteyim…
Tekrar mutlu dünyalar…

0 yorum:

Yorum Gönder