31 Aralık 2010 Cuma

The Melancholy of Humanity

The Melancholy of Humanity

Yılbaşında ne kadar çok eğleniyorsunuz farkında mısınız? Yalnızca burada değil bütün dünyada yalnızca acı içinde kıvranan o acılı insanlar dışında bütün dünya eğleniyor bugün. Ben eğlenmiyorum, her yılbaşında olduğu gibi kendimi eğlenecek kadar dünyadan soyutlamadım.

Bana diyorlar ki dünyada yaşamıyor gibisin. Aslında yılbaşında deliler gibi eğlenerek siz yaşamıyorsunuz bu dünyada. Tamam eğlenilir ama eğlenmenin bazı ölçütleri var diye düşünüyorum. Kendinizi bir daha hiç yaşamayacakmış bu gece ölecekmişsiniz gibi eğlenceye kaptırmaktasınız. Ben hiç eğlenmem demiyorum üstelik Armi olsa belki ben de sokakta ya da kendi hazırladığım bir gecede olurdum. Ama eğlensem bile hüzünlüyüm değil mi? Aslında bu da bir gizem işte, benim neden gülümsememi suratımda tutamadığımın sebebi. Aşırı duyarlılık diyoruz sanırım buna. Sizinle eğleniyor sonra acılı insanların bugün eğlenemediğini düşünüyorum. Yemek yerken de aynı sorun, temiz sıcak suyun altındayken de aynı sorun, yeni bir şeyler aldığımda da aynı sorun var. Ben mutlu olsam bile mutluluktan gözlerim kara gezemeyecek insanlardanım, insanların acılarını anlamamız gerekiyor. Ve işte siz bunu yapmıyorsunuz, yanlış anlamayın bir tek ben böyleyim hepsi aynıdır demiyorum diyemem çünkü bu Sami hocalık yapmak olur ve ben bunun bana yapılmasından hoşlanmıyorum.

Sanırım kimseye karışmaya hakkım yok, ben duyarlıyım diye gezinirken aslında duyarsız da olabilirim bilmiyorum. Ama hala savaş yaralarını saramamış hala savaştaymış gibi yaşayan hala aç susuz insanlar var ve böyle bir dünya düzeni içinde eğlenceye harcanan kim bilir ne kadar büyük paralar.

Kendimi yorgun hissediyorum tekrar ve tekrar. Üzgünüm eğlencenizi bölmek değil amacım. Ben yalnızca düşüncelerimi paylaştım. Şimdi ben de film izlemeye ya da en sevdiğim şeyleri yemeğe gideceğim muhtemelen ama aklım hala insanlığın melankolisinde takılı…

Aslında bu yazıyı iki şekilde düşündüğümü söylemem gerekiyor. İlk kısmı bitti. İkinci kısmı ise şimdi başlıyor. Tahmin edersiniz ki aşık insan aşkını her an yanında ister, her fırsatta ona kavuşmak başlıca amacıdır. Ben de onu yanımda istiyorum ama işte askerlik böyle bir şey. Telefonda birlikte mutlu bir yıl dilemenin yanında gene özel olarak onun için söylemeliyim en güzel şarkıları. Sevgilim, umarım bu yıl birlikte huzurlu ve mutlu geçer. En güzel dileklerim hep seninle. Daha ayrıntılı olarak yazacağım sana, ilk mektubun geçecek eline. Gördüğünde gözlerindeki ışıltıyı görmek en büyük arzum aslında.
Çok özledim.

Gördüğünüz gibi aslında bütün fiziksel ve ruhsal olaylar, yapabildiğimiz ve onların yapamadığı ölçüde lüks sayılır bizim için. Kendimi bu dünya düzeni içinde şanslı sayıyorum, hem yaşayabildiğim hem de aşık olabildiğim gerçeğinin farkında olabildiğim için. 2010’un son aylarının en şanslısı benim, tabi bu durumda sen de şanslısın (: 2011’de daha mutlu daha huzurlu ve daha şanslı olmamızı diliyorum sevgilim(:

Mutlu ve duyarlı dünyalar efendim,
Biliyorsunuz ki kimseye şahsi olarak yazmadım bu söylediklerimi, yalnızca abartılmış eğlence anlayışının ne kadar yanlış bir düşünce yapısı barındırdığını söylemek istedim, tabii ki eğlenilecek sürekli yas tutmamız beklenmiyor bizden. Kırılmayın lütfen, umarım derdimi anlatabilmişimdir.

0 yorum:

Yorum Gönder